Şairler | Şiirler

Rüya

uzanıp kaldıysam yorgun gözlerimle
memleket meselesinin derinine indikten
bir gemi tutup tarihe gönderdikten sonra;

uyuyup kalmışsam bir sadelik içinde
yağmurdan haber yokken, suspusken geceler
İstanbul uyutmuşsa kendini, gemilerini
tepeden yuvarlanan lambaları çekmişsem köşeye
Göksun`dan haber yokken, uyurken Kadirli
Ve dersini almışsa benden teçcel çocuklar
iki kere iki dört edecekse her seferinde
ben de seni rüyamda göreceğim işte:

her nasılsa bu mevsim, güzse ve eylülse
nerde kalmaz sanki unuttuklarım
bir tren garı yok senin cehennemde
koca bir sandal da geçmez yangın göğsünden

yağmur varken taş olukların arkasında
dağların çıkartma gövdesinde yeşil halatlar
eleleyken köknar katranla
gözlerime dökülen saçları ise çadırın
bu sonbahar saçaklarında
naylon ayakkabılarından kadınların
su içen tereler tohuma gebeyken
güneşin sönük benzinde fareler
cirit atarken bu ıssız çatta
göğsü ala bozdoğanlar uçarlar
sevgi sözcüğünden devrilen ağıllar
konacak yar kalmayınca kaya bülbülüne
dikenli tel direklerinin başında
ilk akşamdan duyulur söylentileri
okunmamış olur ki esamasi
fırlatılan çıra yartmaklarının yırttığı
tıravere basmalarda ağarır şafak!

gecenin ne olmadığına merak duyan
bu kadar sadelik içinde uyuyan
akıp gitmenin ardında kalan
yağmur varken tüm akıntı kaplarında
seni görmek ne ala çadır kapılarında

rüyamda konuşan gök kanatlarından
sızan bir damlayla tomurcuklanan
her senenin fidanlarına mahsus güzellik
gözlerini en derin şiire daldıran
bir kipriğinle oklaşan yağmurlar
yan çevrilen kanatları altında kuşların
özgürlüğü tatmak şimdilik
tarife tırnak koyan ediplerle
bu sürgün sabahını yaşarken ben
seni görmek ne güzeldi

bu akşam da ırasam köşe başından
tuttuğum tüm ırmakların kıyısına
bir avuç kor kaçırsam ocaktan
ve gevretsem çoban masallarını
semiz şişeklerin yapağından
ördüğüm yün torbalara
bilmeden de olsa bu akşam
üç beş yıldız kaydırsam
uyandıkça bekçi düdükleriyle ırmak
birlikte söylense kaya başları...

bu akşam uzanıp kalıvermişsem
bir misafir kadifesi yalnızlığım
gözümde nöbet nöbet uyku aralığı
ertesi gün ki bütünleme acılarında
makroiktisat sayfalarında
nerden çıktı bilmem bu masallar
okumadan dursaydım
alev kırmızısı avuçaarında sabahın
özgül saltanatlardan dağlara
ve gurbet tokası ilişili yamaçlarına
yapışırken ahı güz günlerinin
yangın düşer alazlara
dilimde kalır hasret beklentileri
kapı önünden kalkacak arabayla
götürülecek ediplerin arasında beklerken
kimliği yabancı bir ben varken
söylemesini unuttuğum çocukların adı
karışıverince kalabalığın arasına
rüyamın memlekete uzanan kanadı
yarıda kaldı


(08 Eylül 1997)

Ethem Vayvaylı

 

Ethem Vayvaylı şiirleri

 

Populer Şairler